Archive for the ‘Genel’ Category

Cami hoparlöründen sesli kaos planı

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

Yasin Kılıç-Mehmet Güler’in haberi

Plandaki gibi cami hoparlöründen Kur’an ve ilahi yayını yaptıktan sonra da ihbarda bulunmuşlar. “Kartal veya Gözcü, en kısa zamanda çevredekilerin duyacakları şekilde Yüzbaşılar Camii ile belediye hoparlöründen dinî yayın yapılmasını, Kur’an okunmasını sağlayacak. Yayın, cep telefonuna kaydedilecek.

Duyumu alan, ortalığı karıştırmak için polise ihbarda bulunacak. Derhal sivil savcılığı da arayarak ihbarı yenileyecek. Polise, durumu Donanma’ya da bildireceğini, bunların artık hadlerini aştığını söyleyecek.”

Gölcük Donanma Komutanlığı’ndaki gizli bölmede ele geçirilen bir belgede yer alan bu ifadeler, kaos oluşturmak için halka nasıl tezgâh kurulduğunu gözler önüne seriyor. Balyoz’daki Çarşaf ve Sakal planlarına benzer bu çalışmanın, plan olarak kalmayıp 2008 yılında uygulamaya konulduğu ortaya çıktı. Gölcük Değirmendere’de görevlendirilen elemanlar, plan doğrultusunda ‘irtica yaygarası’ koparmak için cami ve belediye hoparlörlerinden Kur’an, ilahi ve vaaz yayını yapılmasını sağlamış. Ardından da ortalığı karıştırmak amacıyla polis ve askerî birliğe ihbarda bulunmuşlar. Ancak her şey planlandığı gibi yürürken, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın imam hakkında başlattığı soruşturma, oyunu bozmuş. Çünkü merkezî vaaz sistemi frekansına çevre apartmanlardan girilerek cami hoparlöründen dinî yayın yapıldığı tespit edilmiş. Şikâyette bulunan Ali Cengiz Kurt’a ise bir türlü ulaşılamamış.

Balyoz davasının görüldüğü mahkemeye gönderilen 43 klasör arasında yer alan söz konusu 2008 tarihli belgede, Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’ne ait olduğu değerlendirilen toplantı tutanakları yer alıyor. Tutanaklara göre Gölcük Değirmendere’de görevlendirilecek kişilerin irtica görüntülü protesto eylemleri düzenleyerek, kaos ve kargaşa ortamı oluşturması hedefleniyor. Buna göre ‘Barış, Fener, Gözcü ve Kartal’ koduyla görevlendirilen elemanlar, ‘irtica yaygarası’ yapmak için cami cemaatlerinin yoğun bulunduğu küçük yerleşim birimlerinde vatandaşın güvenini kazanarak provokatif eylemler yapmayı planlıyor. Cami hoparlöründen Kur’an okutulacağı, bir grubun polis ve askeri birliğe ihbarlarda bulunarak ortalığı karıştırmaya çalışacağı tek tek sıralanıyor.

Belediye hoparlörlerinden yükselen vaaz, cemaati de şaşırttı

Belge ve notlarda geçen konuların Donanma Komutanlığı’nın yanı başındaki Gölcük Yüzbaşılar Mahallesi’nde uygulandığı belirlendi. Yüzbaşılar Mahallesi’ndeki caminin ve belediyenin hoparlörlerine kaçak girilerek vaaz sesleri yükseldiği, Kur’an-ı Kerim okutulduğu öğrenildi.

“Camiden Kur’an yayını yapılıyor” iddiası ile Ali Cengiz Kurt isimli bir kişi tarafından cami imamı Haşim Eroğlu hakkında şikâyette bulunuldu. Şikâyet üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı, imam Eroğlu hakkında soruşturma başlatarak ifadesini aldı. Araştırmalar sonucunda, yayının çevreden frekansa girilerek yapıldığı anlaşılınca imam hakkında işlem yapılmadı. Şikâyet eden Ali Cengiz Kurt’un da kim olduğu öğrenilemedi. Yüzbaşılar Mahallesi’nde 1992′den beri yaşayan cami cemaatinden İslam Karaaslan, olup bitenlere tanıklık etmiş. Karaaslan, “Bizim cami hoparlörlerinde ve mahalledeki belediye hoparlörlerinde ikide bir dini vaaz veriliyordu ve Kur’an okutuluyordu. Bu yayınlar belli bir süre devam etti. Önüne geçemedik. Daha sonra camiden yapılıyor, denilerek imamımız hakkında dava açıldı. Biz imamımızın arkasında durduk. Çünkü bizim camiden yayın yapılmadığını biliyorduk. O gün yapılanların, ortaya çıkan belgelerle ne yapılmak istendiğini şimdi çok iyi anlıyoruz.” dedi.

O dönemde Yüzbaşılar Camii Derneği başkanlığını yapan Mustafa Saruhan da 2008 yılında bu yayınlara tanık olmuş. Camilerinin merkezi sisteme bağlı olduğu için kaçak yayın girdiğini belirten Saruhan, bunun önüne bir türlü geçilemediğini söyledi. Saruhan, “2008 yılında bu yayın bir süre devam etti. Bunu engellemek için çalışma yaptık fakat olmadı. Ama bir süre sonra bu yayın birden kesildi. Ne için yapıldığını bilmiyorum. Plan olup olmadığı hakkında bilgim yok.” şeklinde konuştu.

İsmini vermek istemeyen cami cemaati de o dönemde komutanların cami imamına çok baskı yaptığını ve sık sık cami imamını şikâyet ettiklerini söyledi. Cami cemaati, “Cami hoparlörlerinin askerî lojmanlara çevrildiği iddiası ile ilgili şikâyetler geldi. Ezanın imam tarafından kasıtlı bir şekilde yüksek okunduğu ve uzatıldığı söylendi. Bu oyunları kimin yaptığını o zaman da biliyorduk. Ama elimizden bir şey gelmiyordu. Bugün bu planlar ortaya çıkınca, olayları çok daha iyi anladık.” ifadelerini kullandı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli iki amirale suikast planladıkları iddiasıyla Şubat 2010′da açılan soruşturmada gündeme gelen uyuşturucu partilerinin yapıldığı evler de Yüzbaşılar Mahallesi’nde yer alıyordu.

ZAMAN 

Diyaspora Türkiye’ye taşınıyor

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

Barış Ergin’in haberi

Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde son dönemde yaşanan yumuşama Ermeni iş dünyasının da Türkiye’ye gelmesine ön ayak oluyor. Diyaspora’nın durakları arasına Avrupa ve ABD dışında şimdi de Türkiye giriyor. Türkiye’ye gelmek isteyen Ermeni işadamlarının arasında ABD’dekiler ön plana çıkıyor.

ABD’de İş Konseyi kurulduğunu ve yatırımlar ile ilgili çalışmalara başladıklarını söyleyen Türk- Ermeni İş Geliştirme Konseyi Eşbaşkanı Kaan Soyak, “Büyük yatırımlar yapma konusunda iki tarafın da görüşmeleri var. 200 milyon dolar ve üstü yatırımlarla ilgileniyoruz. Özellikle Kayseri, Malatya ve Diyarbakırlı Ermenilerden talep var. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yatırım talepleri geliyor” dedi. Soyak, yatırım taleplerinin tekstil, enerji turizm alanlarına yoğunlaştığını söyledi.

İŞKADINLARI DA GELİYOR

İstanbul geçtiğimiz hafta üç Ermeni işkadınına da ev sahipliği yaptı. Şirket eğitimleri konusunda çalışan Araksya Melkonyan, ile görüşen Hey Tekstil’in sahibi Aynur Bektaş işbirliklerine gidilebileceğini ve karşılıklı olarak ziyaretler yapma sözü verdiklerini vurguladı. Prodüksiyon şirketi sahibi Karine Harutyunyani ise Kars, Van, Muş gibi birçok şehirde filmler çekiyor.

Ararat turları düzenliyorlar

Türkiye’ye Ararat isimli turlar düzenleyen Marina Kpryan da özellikle Doğu Anadolu ve Antalya üzerine odaklanan Armenia Travel şirketinin başkanı. Kpryan, “Bölgesel Turlar düzenliyoruz. Bunu Ermenistan’da gerçekleştiren ilk firmayız. Ağırlıklı olarak tarihi turlar. Adı Ararat. Şu anda çok popüler. İran turları da var” dedi.

SABAH

Emniyet teşkilatında akıllı sınıf devrimi

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

Bakan Binali Yıldırım ile İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Ulaştırma Bakanlığı’nda düzenlenen ‘Akıllı Sınıf’ların tanıtım toplantısına katıldı. Ulaştırma Bakanı Yıldırım, yol, demiryolu, denizcilik ve havacılığın her türlü altyapı hizmetlerini yerine getirmek; iletişimle ilgili konularda altyapı konularını geliştirmelerinin görevleri olduğunu söyledi. Bilgi toplumu olma yolunda ülkemizin hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla bakanlıkları dışında birçok bakanlık ve kurumla işbirliği yaptıklarını anlatan Yıldırım, emniyet teşkilatının eğitim altyapısının akıllı bilişim sistemiyle güçlenmesi için bir projenin işbirliğini gerçekleştirdiklerini belirtti. İnsanlar yerlerinden ayrılmadan başka mekanlardaki arkadaşlarıyla interaktif eğitim imkanına sahip olacaklarını vurgulayan Yıldırım, zaman ve mekandan bağımsız bir şekilde çalışılacağını ve herkesin dilediğinde bu sisteme dahil olacağını ifade etti. Yıldırım, bütün bunları yaparken kaynaklarının Türkiye ve millet olduğunu kaydetti.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise projenin özünün akıllı sınıflar kurulması olduğunu söyledi. Polis eğitiminde ileri seviyede çalışmalar yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini dile getiren Atalay, örgün eğitim ile insan hakları odaklı eğitimin kendileri için öncelikli konular olduğunu vurguladı. Her yıl personelin yüzde 50′sinin hizmet içi eğitimden geçtiğini anlatan Atalay, bunun gerekli olduğunu belirterek eğitimlerde uygulamada karşılaşılan sorunlar ile bu alanda gelişen yeni teknolojinin personel ile tanıştırıldığını ifade eti. Güvenlik güçlerinin vatandaşa tutumu, hukuk devleti içinde insana yaraşır bir şekilde olması için çalıştıklarının altını çizen Atalay, “Polisin tutumunda çok büyük bir değişim var. Kurumsal güven araştırmalarında polis teşkilatı birinci sırada yer alıyor. Hukuk içinde, daha insanca davranışı sayesindedir. Proje ile polisler bulunduğu yerden eğitimi daha kolay sağlamış olacak.” dedi.

Proje kapsamında İl Emniyet Müdürlükleri’nde akıllı sınıfların kurulmasının planlandığını anlatan Atalay, maliyetin ise 15 milyon 463 bin 408 TL olduğunu belirtti. Paranın Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü yetkisi dahilindeki Evrensel Hizmet Fonu’ndan karşılanacağını anlatan Atalay, “81 il merkezinde katılımcıların katılımını sağlamak için akıllı sınıflar kuruluyonr. 30 meslek yüksek okulunda akıllı sınıflar kurulacak. Zaman, mekan ve masraftan tasarruf sağlanacak. Sınıf ortamında daha çok kişiye erişim sağlanacak. Merkeze gelme gibi bir zahmetten kurtulmuş olunacak.” diye konuştu. Konuşmaların ardından her iki bakan protokole imza attı.

AA

‘Beş yılda 408 asker intihar etti’

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

“Önergede adı geçen Jandarma Er Hasan Çakır’ın ölümü hakkında 5’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığının, Er İdris Çiftçi’nin ölüm olayı hakkında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığının, Er Erdi Alkan’ın ölüm olayı hakkında 5’nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının, Piyade Er Şaban Koçak’ın ölüm olayı hakkında 12’nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığının, Onbaşı Mehmet Çavdar’ın ölüm olayı hakkında Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının, Er Turgut Aydoğan’ın ölüm olayı hakkında Hava Eğitim Komutanlığı Askeri savcılığının Er Osman Kulaber’in ölüm olayı hakkında 12’nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığının soruşturma dosyaları üzerinden soruşturmaya devam edildiği, Er Said Kızılkaya’nın ölüm olayı hakkında ise Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, kararın halen tebliğ aşamasında olduğu tespit edilmiştir.”

-“REHBERLİK DANIŞMA MERKEZLERİ BÜTÜN KIŞLALARDA GÖREV YAPIYOR”-

Bakan Gönül TSK’nde meydana gelen kaza ve olaylara ilişkin raporların titizlikle hazırlandığı ve incelendiğini belirtirken kaza ve intihar olaylarının asgariye indirilmesi için de TSK’nde görevli personelin, psikososyal sorunlarının değerlendirilmesi, askeri ortamın bireyin psikolojik ve sosyal yönü üzerindeki etkilerinin araştırılması için Rehberlik Danışma Merkezleri’nin TSK’nın bütün kışlalarında görev yaptığını söyledi. Bakan Gönül “Birliğe yeni katılan erbaş/erlere kayıt kabul sırasında psikososyal risk faktörü tarama anketi uygulanmakta, ruhsal problemleri tespit edilenler için ‘Askeri İşlevsellik Değerlendirme ve Kıt’a Kanaat Formu’ tanzim edilmekte, bilahare, ‘Askeri İşlevsellik Değerlendirme ve Kıt’a Kanaat Formu’ ile birlikte sağlık kurumlarına sevkleri sağlanarak tedavileri yaptırılmakta ve bu personel devamlı kontrol altında bulundurulmaktadır” dedi.

-“İNTİHAR RİSKİ OLANLARA MERMİLİ NÖBET TUTTURULMUYOR”-

Bakan Gönül, alınan tedbirler arasında ateşli silahların intiharın en yaygın yöntem olduğu düşünülerek ‘potansiyel intihar riski olanlar’ın mermili nöbet yerlerinde görevlendirilmemesi ve izinsiz nöbet değişikliği yapılmamasını da saydı. Bakan Gönül intihar etmekte kullanılabilecek silah, ilaç ve benzeri malzemelerin de kontrol altında bulundurulduğunu kaydetti.

-“SON BEŞ YILDA 408 ASKER İNTİHAR ETTİ, İNTİHAR AZALDI”-

Gönül soru önergesine verdiği yanıtta son beş yılda ordudaki asker intiharlarına ilişkin de sayısal bilgi verdi. Buna göre son beş yılda orduda 408 asker intihar ederek hayatını kaybetti. Bakan Gönül ise alınan tedbirlerle Emniyet ve Kaza Önlemi Sisteminin etkin şekilde işletilmesi sayesinde TSK’nde gerçekleşen intihar olaylarında önceki yıllara göre azalma olduğunu kaydetti. Gönül “Alınan tüm tedbirlere rağmen vefatla sonuçlanan herhangi bir kaza/olay meydana geldiğinde; vefat eden personelin ailesine Garnizon Komutanlıkları vasıtasıyla bilgi verilmekte, ailenin talep etmesi halinde olayın gerçekleştiği birliğe davet edilmekte, kaza/olayın oluş şeklini ilk ağızdan dinlemeleri temin edilmekte ve zihinlerde herhangi bir şüphe kalmamasına özen gösterilmektedir” dedi.

ANKA

TSK, Suriye ordusunu eğitecek

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

AA muhabirinin çeşitli kaynaklardan aldığı bilgiye göre, Genelkurmay İkinci Başkanı Aslan Güner’in Aralık ayında Şam’a yaptığı ziyaret sırasında eğitim konusunun detayları değerlendirildi.

Suriye bölücü örgüte sığınak verdiği için 1998 yılında savaşın eşiğine gelen ancak günümüzde PKK’ya karşı tam bir işbirliği yürüten Türk ve Suriye orduları arasındaki ilişki, karşılıklı askeri ziyaretlerle pekiştirildi. İki ülke askeri birlikleri, son yıllarda çeşitli boyutlarda ortak tatbikatlar gerçekleştirdi.

Orgeneral Aslan Güner’in katılımıyla Aralık ayında Şam’da yapılan Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Askeri Diyalog Toplantısında bu işbirliğinin derinleştirilerek eğitim konusunun ele alındığı öne sürüldü. Bu çerçevede, Türk askerinin Suriye askerlerini bazı alanlarda eğitmesine ilişkin konunun detaylarının görüşüldüğü kaydedildi.

Suriye askerlerinin Türk askerleri tarafından eğitilmesi halinde, uzun yıllar eski Sovyetler Birliği ile müttefik olan Suriye ordusunun Sovyet ekolünden Batı ekolüne kayabileceği yorumları yapılıyor.

İki ülke orduları arasında savaşın eşiğinden ortak tatbikatlara kadar uzanan askeri işbirliği süreci, 1998 yılında imzalanan ve PKK’ya karşı işbirliğini öngören Adana Mutabakatı ile başladı.

Türkiye ve Suriye arasındaki siyasi ilişkilerin de miladı sayılan Adana Mutabakatı, PKK’ya karşı iki ülkenin işbirliği yapmasını öngörüyordu. Ancak iki ülke ilişkilerinin kısa sürede gelişmesi ile askeri temaslar arttığı gibi PKK’ya karşı yürütülen işbirliği de pekiştirildi. Suriye güvenlik güçleri, PKK’ya yönelik çok sayıda operasyon yaptı.

AA

Donan sayaçlara sıcak su dökmeyin!

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi(ASKİ) yetkilileri,  donan sayaçlara sıcak su veya ateşle müdahale edilmemesi gerektiğini bildirdi.

Su sayaçlarının bulunduğu yerin hava cereyanına karşı korunması amacıyla açık bölümlerin kapatılmasını, kırık camların yenilenmesini öneren ASKİ yetkilileri şu önerilerde bulundular:

“Sayaçlar ve açıkta kalan su boruları, cam yünü, bez parçası, talaş, boru kılıfı gibi maddelerle kaplanmalıdır. Sayaç yeri temiz, aydınlık ve rüzgar almayacak şekilde düzenlenmelidir. Su sayacını donması halinde ise patlayan sayaçtan akan sudan dolayı diğer sayaçların donmasına engel olabilmek için vananın kapatılarak suyun kesilmesi gerekir.

ANKA

Teğmen Çelebi’nin tahliyesi istendi

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesine gelen teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin avukatlarından Serkan Günel, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine dilekçe sundu.

Dilekçede, somut delil olmadan gözaltına alınan teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin 29 aydır tutuklu olduğu ve kendisiyle aynı dönemde, aynı koşullarla tutuklanan 4 teğmenin mahkemece tahliye edildiği belirtildi.

Hakkında Süleyman Solmaz’la görüşmesi nedeniyle Hizb-ut Tahrir örgütüne sızma iddiası bulunduğu kaydedilen dilekçede, Çelebi’nin taksisine bindiği Solmaz’la tesadüfen karşılaştığı ifade edildi.

İkinci ”Ergenekon” davası duruşmasında sorgulanan Çelebi’nin cep telefonu rehberinde bulunan telefon kayıtlarıyla ilgili çelişki olduğu savunulan dilekçede, 20 Ocak 2011 itibariyle mahkemeye ulaşan bilgilerle şüphenin giderildiği ve Çelebi’nin telefonunda yer alan Mahmut Oğuz Kazancı’ya ait telefon numaralarının gözaltına alınmasından sonra Çelebi’nin telefonuna yüklendiğinin ortaya çıktığı ileri sürüldü.

Dilekçede, bu olayın anlaşılmasından sonra kamuoyunda büyük tartışmalar yaşandığı, emniyet müdürlüğünün çözüm tutanağındaki bilgilerin ”sehven” karışmış olabileceğini kabul ettiği ve mahkemeye ulaşan 15 Aralık 2010 tarihli bilirkişi raporuna göre telefon numaralarının Çelebi’nin telefonunda kayıtlı olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

”Sayın mahkemenizce müvekkilin tutukluluğuna ilişkin yeniden değerlendirme yapılması gereği doğmuştur. Emniyet Müdürlüğü personeline güven sarsılmıştır” denilen dilekçede, tutuklu kaldığı süre 29 ayı bulan Çelebi’nin tahliye edilmesi istendi.

-ÜYE HAKİME REDDİHAKİM TALEBİ-

Bu arada, ”Poyrazköy’de bulunan mühimmat” davasının tutuklu sanıklarından emekli binbaşı Levent Bektaş’ın da avukatlığını yapan Serkan Günel tarafından davaya bakan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan dilekçede, mahkeme heyetinin üye hakimi Mehmet Ali Karababa’nın duruşmalarda yönlendirici sorular sorduğu, konuların üzerindeki sis perdesinin kaldırılmasını engellediği ve duruşmada sanıklara ısrarlı müdahalelerde bulunduğu iddia edildi.

Dilekçede, diğer üye hakimlerin aksine emniyet müdürlüğünce kendisine özel imkanlar tanındığı savunulan Karababa hakkında, duruşmalarda tanıklara yönlendirici sorular yönelttiği, sanıklara ve avukatlarına çıkıştığı ve gazetelere yansıdığı şekliyle tarafsız hareket etmediği izlenimi uyandırdığı dikkate alınarak, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 24/1. maddesi uyarınca reddihakim kararı verilmesi talep edildi.

AA

Sporcular için günde 10 ton yemek / GALERİ

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

Oyunlar köyünde konaklayan kafileler, günün yorgunluğunu odaları yerine Türk mutfağının lezzetli yiyeceklerinin yer aldığı mutfakta geçiriyor.

Günün 24 saati her türlü yiyecek ve içeceğin yer aldığı yemekhanenin yüzde 70′i Türk ve Akdeniz mutfağından, yüzde 20′si Asya ve Uzak Doğu, yüzde 10′u ise vejeteryan yiyeceklerden oluşuyor.

3 bin kişiye yakın kafilenin kaldığı Oyunlar köyünde birbirinden lezzetli yemeklere imza atan aşçılar, “Normalde her birey günde 3 defa yemek yiyebiliyor. Ama biz bunu sınırlamıyoruz. Hemen hemen günün her saati gece dahil yiyecek içecek hizmeti veriyoruz. Türk mutfağının eşsiz lezzetlerinden kafilelerimizi mahrum bırakmak istemiyoruz” dediler.

Oyunların sonuna kadar tonlarca etin tüketileceğine de dikkat çeken aşçılar, “Oyunların sonunda 55 ton kırmızı et, 12 ton hindi ve tavuk eti tüketilecek. Sporcularımızın bu kadar kalori kaybettiği yarışlarda sporcu başına günlük 2 bin kalorilik yiyecek içecek hazırlıyoruz. Genelde vücudun kolay eritebildiği ve güç kazandırdığı karbonhidrat ağırlıklı yiyecekler hazırlıyoruz” diye konuştu.

Günlük 80-85 çeşit yiyecek yaptıklarını da sözlerine ekleyen aşçılar, bu yiyeceklerin içerisinde 14 tanesi sıcak yemek, geriye kalanların ise meze ve tatlılardan oluştuğunu söylediler.

 
 

İHA

Müdahale başörtüye mi, içkiye mi?

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

İçki satışı ve sunumu ile ilgili yasal düzenleme tartışmaları da beraberinde getirdi. İktidarı hedef tahtasına oturtan bir kesim özel hayatlarına müdahale edildiğini savunurken belli bir kesim de düzenlemeyi gençleri alkolden uzak tutma açısından faydalı bulduğunu açıkladı.

Peki halk bu düzenlemeye ne diyor? Referandum sonuçlarını tahmin eden şirket olarak bilinen ANDY-AR’ın 20 ilde 5 bin 201 denekle yaptığı “Türkiye Siyasi Gündem Araştırması”ndan çarpıcı sonuçlar çıktı.

ANDY-AR, yaklaşan seçimlerin nabzını tuttuğu araştırmada, halka içki satışı ve sunumuyla ilgili yasal düzenlemeyi de sordu.

Halkın yüzde 42,5’i, alkol satın alınması ve kullanım yerleri ile ilgili düzenlemeyi olumlu bulurken, Başbakan Erdoğan 8 yıllık iktidarları döneminde hiç kimsenin özel hayatına müdahale etmediklerine yönelik sözlerinden yola çıkılarak, deneklere özel hayatlarına müdahale edildiği ya da çevrelerinde böyle bir gözlemleri olup olmadığı da soruldu.

Bu soruya “Evet” cevabı veren yüzde 27’lik kesimin “özel hayata müdahale” listesi ise çarpıcı sonuçları ortaya koydu. Buna göre özel hayatına müdahale edildiğini düşünen veya çevresinde böyle bir gözlemi olanlar yüzde 36’yla ilk sıraya “başörtüsü” yasağını koydu. Yüzde 18,2’si ise içki tüketimin önündeki engelleri gösterirken, yüzde 13,7 eğlence mekanlarına müdahaleyi yüzde 10,5 ise, mini etek ve dekolte kıyafetleri özgürce giyinemediklerini savundu.

GS’LİLERİN ERDOĞAN’I ISLIKLAMASI

Araştırmada, TT Arena’nın açılışında Başbakan Erdoğan’ın ıslıklanması ve sonrasında bazı taraftar gruplarının protesto eylemi düzenlemesi de soruldu. Halkın 48,3’ü stattaki eylemin kendiliğinden gelişmediği ve organize bir protesto olduğu görüşünde. Ankete katılanların yüzde 44,6’sı da öğrencilerin Başbakan Erdoğan ve iktidar karşıtı eylemlerini siyasi bir yönlendirme olarak yorumladı.

BU PAZAR SEÇİM OLSA?

ANDY-AR’ın seçimlere 4 ay kala sandığın nabzını da tuttuğu araştırmda AK Parti’nin oylarının  yükseldiği CHP de ise durumun değişmediği görülüyor. MHP’nin baraj sınırında olduğunu gösteren sonuçlarda BBP’nin yükselişi dikkat çekiyor. ANDY-AR Başkanı Faruk Acar’ın seçim sonuçlarına ilişkin yorumu şöyle: “Seçim sürecine en avantajlı giren parti, geçtiğimiz seçimlerdeki gibi iktidar partisi Ak Parti olmuştur.12 Eylül referandumundan galip çıkan Ak Parti, seçmen nezdinde güven tazelemiş bir imaj oluşturmuş ve her geçen gün oyunu istikrarlı bir biçimde az da olsa yükseltmektedir. Bu yükseliş trendinin, hedeflediği yüzde 50 oy hedefine doğru ilerlediğini görmekteyiz. Bu gün itibarı ile oylarını geçtiğimiz aya göre 1,9 artırarak 46,4’ten 48,3’e çıkarmıştır.

AK Parti’nin en büyük rakibi olan CHP’nin oylarında  ise herhangi bir değişimin olmadığı gözlemlenmekte. CHP’nin oyu seçime 4 ay kala yüzde 25,2 olarak saptanmıştır. CHP gibi MHP’nin de oyları aynı durağanlıkta devam etmektedir. Halen barajın hemen üstünde riskli bir durumda olan MHP’nin bugünkü oy oranı yüzde 10,6 olarak karşımıza çıkmaktadır.

BDP’de geçtiğimiz aya oranla yüzde 1’lik bir artışın olduğu ve böylelikle yüzde 6,9’a ilerlediği tespit edilmiştir. Genel Başkanlığa tekrar dönüş yapan Necmettin Erbakan’ın SP’si yüzde 2,2 iken,son günlerde kamuoyunda sıkça söylem ve eleştirileri ile gündemde olan Yalçın Topçu liderliğindeki BBP’nin oy oranı ise yüzde 2,1 ile karşımıza çıkmaktadır.”

ANKETTEN ÇARPICI SORULAR

Siyasi liderler arasinda yasanan sert üslup halkı ne kadar rahatsız ediyor? Kılıçdaroğlu’nun “Ak Parti – Hzibullah iliskisi” iddiasına halk ne dedi? Ergenekon saniklari Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay’ın milletvekili adaylığı için CHP seçmeni ne diyor? Ak Parti yüzde 50, CHP yüzde 40 alabilir mi?MHP tek başına iktidar olabilir mi? En beğenilen siyasi liderler kimler? Kabinenin en başarılı 10 bakanı hangileri? Bu pazar seçim olsa hangi parti ne oy alır? 12 Haziran’a seçmenin kadar oy tercihleri değişir mi? Bu seçim geçmiş seçimlerden önemli mi?

Cevaplar için foto galeri sayfamıza göz atabilirsiniz…

Haber 7

Karbon salımında 24′üncü sıradayız

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

Türkiye’nin karbon salımında dünyanın 24’üncüsü olduğu bildirildi. Amerikan Enerji Veri İdaresi’nin karbon salımlarıyla ilgili yeni raporuna göre, 1930′lardan sonra görülen en büyük resesyon bile, küresel ölçekte karbon salımlarını azaltamadı. Rapora göre, Çin 2009′da en fazla karbon salımı yapan ülkeler arasında birinci olurken Türkiye 24′üncü sırada yer aldı.

Amerikan Enerji Veri İdaresi’nin karbon salımlarıyla ilgili yeni raporuna dikkat çeken Guardian gazetesine göre, Batı’daki sanayi üretiminin düşmesine rağmen, Çin ve bir dizi ülkedeki hızlı büyüme, 2009′da toplam karbon salımı miktarının bir önceki yıla göre hemen hemen aynı kalmasını sağladı.

Habere göre karbon salımı yapan ülkeler listesinde 7 milyar 711 milyon ton’luk salımla birinci sırada olan Çin’i, 5 milyar 425 milyon ton’la ABD izliyor. 1 milyar 602 ton’la Hindistan üçüncü, 1 milyar 572 ton’la Rusya dördüncü ve 1 milyar 98 milyon ton’la Japonya beşinci sırada bulunuyor.

-TÜRKİYE’DEKİ DURUM-

BBC Türkçe tarafından yansıtılan habere göre, Türkiye’nin yıllık karbon salımı ise 253 milyon ton olarak hesaplanıyor. Böylece Türkiye’de karbon salımı bir önceki yıla oranla yüzde 7,3 azaldı. Bu arada, 2009′da bir önceki yıla kıyasla karbon salımı sadece binde bir oranında azalırken, Kuzey Amerika ve Avrupa’da yüzde 6,9′luk düşüş meydana geldi.

Karbon salımında Asya ve Okyanusya’da yüzde 7,5′luk bir artış görülürken Afrika ve Avrasya’da salımlar azaldı. 

ANKA